Blog

  • Bebeklere Yemekler

    Selamlar sevgili dostlar. Uzuuuunca bir aradan sonra yeniden yazmaya fırsatım oldu nihayet.. hayat öyle yoğun bir şekilde akıp gidiyor ki fark edilmiyor zaman. Hele anne olduktan sonra günleri şaşırmamak mümkün değil gibi. Yine bugün bebeklerle ilgili bir yazım var. Ne yedirmeli ve ne zaman yedirmeliyiz.. (daha&helliip;)

  • Bebek Mucizesi

    Herkes farklı farklı ama özde çok güzel ve muhteşem bir şey olduğunu söyler anneliğin. Evet gerçekten de ilk karnımıza düştüğü andan itibaren her şey değişir, yenilenir, güzelleşir. Öyle zor bir süreçtir ki bir taraftan çok yorar ama mükafatı da bir o kadar çoktur. çünkü cennettir.. Bir kadın doğum yapınca bütün günahları silinir. tertemiz olur…

    Misafiriz bu hayatta hepimiz malum ve illa ki kaçınılmaz son gelecek bir gün. Düşünsenize o gün gelmeden yenilenme şansınız var ve bu sadece bir kere olan bir şey değil. Aslında ne büyük bir nimet görebilene…bu şansı güzel değerlendirenlerden olmak dileğim benim de.

    Gerçekten kadın olmak ve anne olmak dünyanın en benzersiz duygusu. Cennet vaad edilmemiş olsa bile her kadın anne olmayı ister. çünkü insan fıtratı gereği bağlanmak ister. Önce annesine babasına bağlanır sonra eşine ve en çokta çocuğuna çünkü ona en çok bağlı olan tek varlık bebeğidir.. onun karnında onun kanıyla beslenir ve sonra da sütüyle.  başka kim bu kadar yakın olabilir ki ona.

    Bebek yoğrulmamış bir hamur gibidir annenin ellerinde en başta. Onu ne kadar sevgiyle yoğurursa o kadar sevgi dolu bir insan ortaya çıkarmış olur. ve bu kadar yorucu bir işi bu kadar sevgiyle yapması için bağlanmaya ihtiyacı vardır bebeğine… Ve Rabbim her şeyi kusursuz yarattığı gibi bunu da kusursuz yaratıp anne olan kişiyi bebeğine bağlar, hem kalben hem bedenen. Böylece dünyaya gelen o savunmasız yavru annenin koruması ve sevgisiyle büyür..

    Annelik olunca konu ben biraz dağılıyorum.kusura bakmayın. bu yazı da böyle biraz dağınık oldu.. Allaha emanet olun. hoşçakalın

     

  • DOĞUM SONRASI KİLOLARI VERMEK

    Selamun aleykum dostlar…

    Malum olduğu üzere hamilelik sonrası kilolarından çoğu insanın başına dert oluyor. Bir türlü gitmeyen o koca gobek, bebeğinizi görmeye gelenlerin aaa ne kadar kilo almissin sozleri, ustunuze olmayan kıyafetler ve daha bir sürü şeyle birlikte kilolar çok can sıkıcı olabiliyor.. Aslında bu konuda çok yazı var herkes birşeyler soyluyor. Bende kendi tecrübelerimi paylasayim dedim.

    (daha&helliip;)

  • bebeklerde gaz için en kesin çözüm

    bebeklerde gaz problemi
    bebeklerde gaz problemi

    Merhaba sevgili anneler. ben bugün kendim gibi gaz sorunundan çok çeken anneler için bir çözüm sunmaya çalışacağım. malum bebeklerde gaz öyle kötü oluyor ki çocuğunuz kıvrandıkça sizin de içiniz parçalanıyor…

    (daha&helliip;)

  • HAYAT ARKADAŞI’ma



     Güzel gözlerinde kendimi bulduğum sevgilim, ömrüme değer katan yarim, huzurum… Bebeğimiz olduktan sonra seni ihmal ediyor olabilirim. Belki bebegimize zaman ayırmam gerektiğinden seni eskisi kadar sevmiyor gibi gorunebilirim ya da sen öyle hissedebilirsin. Ancak bilmelisin ki ben seni eskisinden de çok seviyorum. Hergun biraz daha artan bir aşkla bağlanmaktayim sana…

      Neşe kaynağım, çektiğim sıkıntılarıma mukafatim, Rabbimin en güzel hediyesi, canım benim sen insanlığınla, iyiliginle beni kendine aşık ettin. Ben bu aşkı bile tahmin edemezken her gün biraz daha sevdim seni, guvendim, bağlandım, saygı duydum sana. Hele ki bebeğimiz olunca senin mükemmel babalığını gördükten sonra daha da arttı sevgim, saygım…

    Bitanem, askimmm, iyi yureklim, huzurummm. Biz çok zorlu yollar aştık seninle, yaralar aldık, yıprandık, gecemeyiz dediğimiz engelleri aştık ve bunların hepsi senin sayende oldu. Sen iyileştirdin beni sevginle, sen kapanmaz sandığım yaralarımı kapattın, hatta öyle güzel kapandı ki  hatırlamıyorum bile. Sen melek değilsin benim gözümde onlardan daha üstünsün ömrümmmm….

    Hayat arkadaşım, öbür yarım, sevmeyi öğretenim, tüm iyikilerimin sebebi, sana dair sayfalar dolusu yazı yazsamda yetmez içimde yaşattigin  güzellikleri anlatmaya… Sadece diyebilirim ki ben senden razıyım, Allah ta senden razı olsun.. Cennette yerin olsun güzel gözlüm…

  • HAMİLELERİ ÜZMEYİN


    Merhaba sevgili dostlar.. Bugün hemen hemen hepimizin hamilelik sürecinde karşılaştığımız sorunlardan bahsetmek istiyorum..

    Geçen haftadan beri yakın arkadaşım olan bir arkadaşın doktorun bir sözüyle dunyasının kararması sonucu bu yazıyı yazmaya karar verdim. Hepimizin bildiği gibi hamilelik süreci duygusal gelgitler sebebiyle yeterince zor bir süreç ve birde bunun yanında sevgili doktorlarımızın( hepsi değil tabi ki) karşısındakinin ruh halini önemsemeden sırf para kazanmak amacıyla bütün testleri istemesi ve bazende bunları yaptırmak için korkutması durumu söz konusu. Ben kendi hamileliğimden örnek vermek istiyorum… Malum insanlar bebeği söz konusu olunca kendini bir şekilde zorlayıp en iyi hastaneye gitmeye çalışıyor. Bizde böyle yapıp en yakınımızda ki özel hastaneden bir doktor bulduk ve gittik.. En başta yapılan testleri bilirsiniz. Hepsini yaptırdım ancak özel hastanede değil devlet hastanesinde. Sonuçları götürdüğümde ise bize bir testin eksik olduğunu, obur yapılan testlerde riskli durumlar gördüğünü ve bir tane daha test yaptırmamız gerektiği söyledi, ayrıca bu testin hemen o gün yapılması gerektiğini ve o hastanede yaptirmamız gerektiğini söyledi.. Ben bunun gereksiz olduğunu bilsem de ilk hamileliğimin verdiği tedirginlikle ve eşimin de korkmasıyla mecburen gidip yaptırdık. Ve tabi ki uçuk bir miktara… Sonra ne mi oldu ben bu test sonucu çıkınca doktorumu değiştirdim ve testleri ona gosterdim. Peki ne dedi dersiniz? “Testlerin gayet güzel bir sorun yok bu son yaptırılan test zorunlu değildi yaptırmanıza gerek yoktu”…

    Ben Allahtan çok araştıran biriydim bunun sayesinde çoğu şeyden kurtuldum.. Elbette ki herkesin kendi fikri var ya da bilgisi ancak ben hamilelikte yapılan ikili ya d üçlü test ya da şeker testi v.b gibi testlerin gereksiz hatta anneyi strese soktuğu için olmaması gerektiğini düşünüyorum… Ayrıca bu testlerin hiçbiri kesin bir sonuç değil. Sonuçta karnınızın içinde ve bir kesecikle korunmuş, suyun içinde bir canlı var ve hiçbir şekilde kesin olarak ona ulaşıp herşeyi kesin olarak ogrenmek söz konusu değil. Üstelik gelismekte olan bir yavru var ve Rabbinin sana ne vereceğini asla kimse bilemez..

    Neyse bu konuyu aklıma getiren arkadaşımın durumundan da bahsedeyim.. Arkadaşım doktora gidip zeka testi dedikleri testi yaptırıyor ve doktoru diyor ki kan testleri çok iyi değil başka testler de yapalım diye!!! Doktor bunu söylediğinden beri arkadaşım kendine gelemedi birsuru doktor araştırıp onlara gitmek için sıra bulmaya çalıştı. Ancak bu süreçte kendini o kadar yıprattı hiçbirşey olmasa bile bu stres insanı mahveder ve tabi ki bebek te bundan etkilenir diye düşünüyorum.. Şimdi bu test sonucu kesin değil ve başka birsuru testler yaptiracak arkadaşım ancak yaptırınca ne olacak ki? Bebeğini aldırmayı düşünmüyor ki zaten zamanı da geçti. Tedavi etmek gibi bir durum da söz konusu değil. Her durumda o bebeği doğuracak ama dogurana kadar hep kafasında soru işaretleri ve stresle yaşayacak.. O yüzden degistiremeyecegimiz durumlarda bazı şeyleri bilmemek daha iyidir diye düşünüyorum ben. Üstelik tevekkül etmek her daim insana daha güzel kapılar açar…

    Yazımı sonlandırırken bütün hamilelere sağlıkla bebeklerini kucaklarına almalarını temenni ediyorum.. Annelik dünyanın en güzel hissi herkese yaşamayı nasip etsin Rabbim.. Hoşçakalın…

  • Nasıl İyi Baba Olunur!!!

    Selamlar sevgili dostlar. Geçen sefer bir arkadaşımın anlattıklarından etkilenip sitemli bir yazı yazdım.. Ama esas yazmak istediğim bu yazıydı ve nihayet fırsat bulabildim.

    Eveeeet nihayet dokuz ay sonunda o merakla beklenen an geldi ve bir bebeğiniz oldu.. Bir baba olarak çok mutlu oldunuz ama şimdi nasıl davranacağınızı bilmiyorsunuz? Eğer bu yazıyı okuyorsanız zaten öğrenmek için çaba harcıyorsunuzdur ve bu iyi baba olmanın ilk kuralı bence…

    Yıllarca erkek çocuklar bebek bakmanın hep annenin görevi olduğu o yüzden kendilerini çok da sorumluluk altında hissetmemeleri gerektiği öğretildi ya da gösterildi.. Ancak artık devir değişti. Kadınların da erkeklerinde beklentileri yaşamları değişti.. O yüzden erkekler de kadınlar kadar sorumluluk sahibi olmalı ki yuvanizdaki huzur bozulmasın..

    Şimdi gelelim neler yapılmalı kısmına.. Aslında çok basit… Sadece empati yapsanız çoğu sorun çözülür.. Bebeğiniz doğduğunda 10 gün izinli oldunuz ya da izin aldınız ve evdesiniz. O 10 günde gördünüz ki bebek hiç durmuyor sürekli acıkıyor, ağlıyor, altını kirletiyor, kusuyor, uyumuyor v.b birsuru şey.. Ve siz anne kadar ilgili olmasanız da bu durumdan bunalıp bi an önce işe donmek istiyorsunuz.. Sonra işe başlayınca yine klasik erkekler gibi o zaten evde işi bir tek çocuk bakmak diye düşünürseniz en büyük yanılgı bu olur.. Bilin ki sürekli aynı işle uğraşmak hele bu bir caanli ve sizin bebeginizse çok zor.. Kadın bir an biri elimden bebeği alsa da ben dinlensem, iş yaşam ya da bebek bakmaktan farklı herhangi bir iş yapsam diye yolunuzu gözlüyor.. Sizde isyerinden eve nasılsa işi gücü bu ben çalışıyorum mantığıyla gelmeyin.. O da sabah akşam gece gündüz çalışıyor ve sizin yavrunuzu büyütüyor.. Ustelik yeni anne ve korkuyor herşeyden.. En azından eşi onu anlasın destek olsun istiyor…

    Bu olmazsa ne mi oluyor peki? İlk başta siz evet sorumluluktan kurtulmuş olup bebeginizle birkaç saat geçirmiyorsunuz  ama görmediğiniz  şey hem Eşiniz hemde bebeğiniz sizden uzaklaşmaya başladı bile.. Siz bunu annenin meşgul olmasına bağladınız belki ama değil inanın.. Size en çok ihtiyacı olan zamanda yanında olmazsaniz destek olmazsaniz nerde kaldı eş olmak, artık o siz olmadan da herşeyi yapabilecegini görüyor ve bu saatten sonra bazen olmamaniz onun işine bile geliyor. En azından sinir olmuyor… Sonra sizde kara kara düşünüyorsunuz ben sabahtan akşama kadar onun için çalıştım o nankorluk yapıyor diye ve yuvadaki huzur uçuyor.. Oysa ki siz onun için değil kendi tercihleriniz için çalışıyorsunuz.. Evliliği siz tercih ettiniz ve çocuğu da Eşiniz de sizi tercih ettiği için çaba gösteriyor ama bu tercih sizin 8-10 saatinizi kaplarken esinizin bütün gününü hatta hayatını kaplıyor ve adaletsizlik gün be gün yuvanizdaki huzuru da götürüyor…

    Sevgili baba çok uzattim farkındayım.. Ancak biraz eşine yardımcı ol, onu anla, dışarı çıkar haftada bir kere, yemeğe götür ya da paran yoksa sadece gezmeye götür, bebeğinizi bir kaç saatliğine elinden al, o gerek yok dese bile al çünkü var. Ve sonra bak sana esin nasıl minnet dolu gözlerle bakıp, seni mutlu etmek için herşeyi yapıyor.. Bebeğin babasına yakın olduğu için nasil mutlu oluyor gör. Yapabildiğin kadarını yap ama esinde bilsin ki elinden geleni yapıyor.. Ve sevgili baba birşey yapamiyorsan bile en azından eşini terketme, yatağını ayırıp onu duymamak için uzaklaşma, belki toplum ya da ailen sana ogretmedi ama sen eşini gördükçe vicdanın sızlar da azıcık dinlensin diye çaba harcarsın…

    Kendine iyi bak sevgili baba. Allaha emanet olun…

  • BABA OLMAK

    Merhaba… Hep annelik ya da anneler neler yapmalı üzerine yazılar görüyorum. Sanki bebek sadece anneye aitmiş onun sorumluluğuymuş gibi. Oysa birde baba faktörü var ki anne kadar olmasa da büyük görevler düşüyor onlara da.

    Çoğu insanda şunu gördüm ve gerçekten üzüldüm ki bebek sanki anneye zimmetli. Her ne olursa olsun o ilgilenmesi gerekli gibi bir algı var.. Hatta bazı babalar ilgi alaka göstermediği gibi bir de üstüne çocuk en ufak ağladığında ya da rahatsızlandığın da anneyi suçlayıp iyice insanı çileden çıkartırlar… Bir misafirliğe gidildiğinde çocuk ya da bebek sürekli annenin yanında durur ki babalar rahat sohbet etsin rahat yemek yesin. Peki ya anneler? Onlar bebek sahibi oldu diye uzun yıllar boyunca bir rahat yemek yemesin mi yada bir oturup sohbet etmesin mi?  O annelik heyecanini sevgisini tatmak istedi diye bu kadar yük yüklemek doğru mu? Peki sevgili baba sen baba olma duygusunu tattigin için niye hiç birşey yapma gereği duymuyorsun.. Tek başına mi istedi anne bu bebeği sen de evlat sahibi olmadin mi?

    Şimdi bir deneme yapmanızı rica ediyorum.. Alarmları kurun ve en geç iki saatte bir uyanıp birşeyler yapın sonra tekrar uyuyun. Bakalım uykunuzu alıp dinlenebiliyor musunuz. Ha demiyorum ki bu iki saatte de tilki uykusu gibi hafif uyuyun bugün bebeğinizin seslerini duyun. Sadece bu kadar uykusuzluk bile sizi sınırlı yapmaya yetecek eminim.. Peki hiç görmüyor musunuz Eşiniz aylarca bu şekilde uyanip bebeginizle ilgileniyor ve siz hiç vicdan azabı duymadan uyumaya devam ediyorsunuz.. Odasını ayırıp sesleri duymamak için kapıyı kapatanlara zaten artık yapılacak birşey kalmamış…

    İki insan birbirinizi sevip evlenip sonra da tam bir aile olmak için çocuk yapıyorsunuz. Allah ta size bunu nasip ediyor ki bunu çok isteyipte olmayanlar varken sürekli şükretmek gerekiyor. Neyse bu bambaşka bir konu. Çocuğunuz dünyaya geldi ve annesi butun fedakarlıkları yaparak elinden geldiği kadar yavrusuyla ilgileniyor. Bütün hayatı değişiyor ama sen sevgili baba sen hala aynı hayatı yaşıyorsan ve yol arkadaşını bu yolculukta yalnız birakmışsan nasıl odeyeceksin onun hakkını.

    Çocuk sadece anneye ait değildir. O zaten kimseye ait değildir. Allahın size bir lütfudur ve siz sadece anneye aitmiş gibi davranirsanız çocuğunuzun bir tarafı eksik olacak ve başka kimse bunu telafi edemeyecektir..  Ve sana bu kısacık  hayatında muhteşem bir hediye veren Rabbinin hediyesinin kıymetini bilmemek te büyük bir eksikliktir bence.. Yazım çok uzadı aslında neler yapılmalı yı yazmak isterken sitemlere karıştım.. İnşallah bir dahaki yazımda da onları yazacağım.. Hayırla kalın. Allaha emanet olun…

  • Rotavirus (ishal aşısı) yapilmali mi?

    Merhaba… Bu aralar bol bol bebek salladığım için yazı yazmaya da fırsat kalıyor.. Ben internetten çok şey öğrendim bu yüzden de bende bildiklerimi paylasayim ki bir kişi bile faydalansa kârdır diye düşünüyorum…

    Bebeğim artık 3 ayı doldurmak üzere ve hemşiremiz geçen ay bize rotavirus aşısını yaptırmak isteyip istemediğimiz sordu. Aşılarla ilgili fazla şaibeli durumlar mevcut olduğu için tedirgin yaklaştık tabi. Ancak hemsiremizin kendi çocuğuna yaptırmış olması ve öğrendiklerimden sonra  yaptırmaya karar verdik…

    Bu ishal cinsi küçük bebekleri çok fazla etkileyip ölümlerine bile sebep olabilecek kadar ağır olabiliyormuş (,Allah korusun).. Üstelik bir ilacı da yok. Sadece hastaneye gidip serum taktirabilirmissiniz… İnsan çocuğu söz konusu olduğunda en ufak ağlamasına bile  dayanamıyor. Dolayısıyla çocuğunun hastaneye yatacak kadar hasta olması bir anne için çok acı. Önceden de önlem alınabiliyorken hem kendimize hem bebeğimize sıkıntı yaşatmanın gereği yok diye düşünüyorum…

    Yalnız bu aşı ücretli ve düşük gelirli bir aile için belki biraz sıkıntı olabilir. Ancak çocuğunuz hasta olduğunda çekeceği acı ve masraflar yanında hiç kalır diye düşünüyorum.. Rabbim herkesin evladına sağlık versin.. Hayırla kalın..

  • Yeni Anne

    Uzuuun bir aradan sonra yeniden yazmaya nihayet fırsat buldum. Aslında şu an ayağımda üç aylık bebeğimi sallarken bir taraftan da rezene ve anason karışımı bitki çayımı içiyorum ve bir taraftan da yazmaya çalışıyorum. Artık eskisi gibi oturup bilgisayar başında yazabilmem mümkün olmuyor…

    Çok şey biriktirdim aslında ama nerden başlasam bilmiyorum.. En iyisi hayatımın en güzel gününden doğumdan baslayayim..

    17 ekim günü sabah sekizde hastaneye yatıp akşam saat dörde kadar suni sanci alıp,oğlumun büyük olması ve boynunda kordon dolandığı için aşağı inmemesi sonucu sezeryan doğuma alındım.. Belden uyusturulma isteyip oğlumun ilk anlarına şahit oldum..ve tek kelimeyle muhteşemdi o ilk an.. Tarif edilemez kadar güzeldi..

    Sonra hastane sureci, ilk emzirme falan derken eve geldik.. En zoru sanırım ilk haftaydi. Göğüslerim çatlamış ve her emzirme de tarifsiz acılar cekiyorken sutum gelsin diye yarım saatte bir emziriyordum aglaya aglaya.. O kadar kısa aralıklarla emzirince uyku da tabi ki kesik kesik oluyor.. Bir taraftan da çok fazla kaburgalarim agriyordu. Bu kadar ağrının yanında sezeryan kesigimi hissetmiyordum bile..

    Ve lohusalik durumu.. Sanırım en kolay atlatanlardan biriyim eşim sayesinde… İnsan o durumdayken anlaşılmak istiyor. Yardımcı olunmak, sevilmek ve emzirmedigi surelerde babası bebekle ilgilensin istiyor ki birlikte kararlaştırıp çıktıkları bu yolda yalnız olmadığını bilsin. Aile içindeki sevginin ve saygının hem artabileceği ya da kadının bir ömür boyu unutamayacağı kadar sıkıntı çektiği bir dönem olabilir bu dönem eğer eşler yardımcı olmazsa.. Ve en kötüsü de kadının artık yalnız olduğunu ve bebeğin sadece ona yük olacağı duygusunun hakim olmasıdır… Sevgili beyler lütfen bu dönemde hayatinizda hiç olmadığı kadar anlayışlı olun. Çünkü karşınızdaki kişi hayatında hiç olmadığı kadar yorgun, ağrılı, kilolu ve sorumluluk sahibi….

    Bu süreç daha atlatilamadan bu sefer bebeğin gaz sancıları için arayış içine giriliyor. Bir sürü gaz ilacı ve bitkisel ürünler alıp firsat buldukça bunları deniyorsunuz ve gerçekten gaz sancısı çok kötü birşey umarım  sizin çocuğunuz da olmaz.. Sonra bunlara da yavaş yavaş alışıp öğrenince daha güzel günler geliyor.. Bebeginiz artık size gülümsüyor ve bu sizin mutluluktan gozyasinizin akmasına  sebep oluyor.. Hayatinizda hiç tatmadiginiz bir güzelliği tadiyorsunuz ve artık daha uzun sureler uyuyup dinlendiginiz için de mutlusunuz…

    Bebeğiniz yaklaşık üc aylık olunca artık oynamak istiyor ve sizi keşfetmek onun en keyif aldığı şey.. Dokunuyor herşeye, ellerini sürekli ağzına götürüyor, uykusu gelene kadar uyumuyor ne kadar ugrassaniz da:)

    Aslında daha cooook şeyler var ancak bebis uyumusken koştur koştur yemek hazırlama zamanı.. Şimdilik hoşçakalın…