Nasıl İyi Baba Olunur!!!

Selamlar sevgili dostlar. Geçen sefer bir arkadaşımın anlattıklarından etkilenip sitemli bir yazı yazdım.. Ama esas yazmak istediğim bu yazıydı ve nihayet fırsat bulabildim.

Eveeeet nihayet dokuz ay sonunda o merakla beklenen an geldi ve bir bebeğiniz oldu.. Bir baba olarak çok mutlu oldunuz ama şimdi nasıl davranacağınızı bilmiyorsunuz? Eğer bu yazıyı okuyorsanız zaten öğrenmek için çaba harcıyorsunuzdur ve bu iyi baba olmanın ilk kuralı bence…

Yıllarca erkek çocuklar bebek bakmanın hep annenin görevi olduğu o yüzden kendilerini çok da sorumluluk altında hissetmemeleri gerektiği öğretildi ya da gösterildi.. Ancak artık devir değişti. Kadınların da erkeklerinde beklentileri yaşamları değişti.. O yüzden erkekler de kadınlar kadar sorumluluk sahibi olmalı ki yuvanizdaki huzur bozulmasın..

Şimdi gelelim neler yapılmalı kısmına.. Aslında çok basit… Sadece empati yapsanız çoğu sorun çözülür.. Bebeğiniz doğduğunda 10 gün izinli oldunuz ya da izin aldınız ve evdesiniz. O 10 günde gördünüz ki bebek hiç durmuyor sürekli acıkıyor, ağlıyor, altını kirletiyor, kusuyor, uyumuyor v.b birsuru şey.. Ve siz anne kadar ilgili olmasanız da bu durumdan bunalıp bi an önce işe donmek istiyorsunuz.. Sonra işe başlayınca yine klasik erkekler gibi o zaten evde işi bir tek çocuk bakmak diye düşünürseniz en büyük yanılgı bu olur.. Bilin ki sürekli aynı işle uğraşmak hele bu bir caanli ve sizin bebeginizse çok zor.. Kadın bir an biri elimden bebeği alsa da ben dinlensem, iş yaşam ya da bebek bakmaktan farklı herhangi bir iş yapsam diye yolunuzu gözlüyor.. Sizde isyerinden eve nasılsa işi gücü bu ben çalışıyorum mantığıyla gelmeyin.. O da sabah akşam gece gündüz çalışıyor ve sizin yavrunuzu büyütüyor.. Ustelik yeni anne ve korkuyor herşeyden.. En azından eşi onu anlasın destek olsun istiyor…

Bu olmazsa ne mi oluyor peki? İlk başta siz evet sorumluluktan kurtulmuş olup bebeginizle birkaç saat geçirmiyorsunuz  ama görmediğiniz  şey hem Eşiniz hemde bebeğiniz sizden uzaklaşmaya başladı bile.. Siz bunu annenin meşgul olmasına bağladınız belki ama değil inanın.. Size en çok ihtiyacı olan zamanda yanında olmazsaniz destek olmazsaniz nerde kaldı eş olmak, artık o siz olmadan da herşeyi yapabilecegini görüyor ve bu saatten sonra bazen olmamaniz onun işine bile geliyor. En azından sinir olmuyor… Sonra sizde kara kara düşünüyorsunuz ben sabahtan akşama kadar onun için çalıştım o nankorluk yapıyor diye ve yuvadaki huzur uçuyor.. Oysa ki siz onun için değil kendi tercihleriniz için çalışıyorsunuz.. Evliliği siz tercih ettiniz ve çocuğu da Eşiniz de sizi tercih ettiği için çaba gösteriyor ama bu tercih sizin 8-10 saatinizi kaplarken esinizin bütün gününü hatta hayatını kaplıyor ve adaletsizlik gün be gün yuvanizdaki huzuru da götürüyor…

Sevgili baba çok uzattim farkındayım.. Ancak biraz eşine yardımcı ol, onu anla, dışarı çıkar haftada bir kere, yemeğe götür ya da paran yoksa sadece gezmeye götür, bebeğinizi bir kaç saatliğine elinden al, o gerek yok dese bile al çünkü var. Ve sonra bak sana esin nasıl minnet dolu gözlerle bakıp, seni mutlu etmek için herşeyi yapıyor.. Bebeğin babasına yakın olduğu için nasil mutlu oluyor gör. Yapabildiğin kadarını yap ama esinde bilsin ki elinden geleni yapıyor.. Ve sevgili baba birşey yapamiyorsan bile en azından eşini terketme, yatağını ayırıp onu duymamak için uzaklaşma, belki toplum ya da ailen sana ogretmedi ama sen eşini gördükçe vicdanın sızlar da azıcık dinlensin diye çaba harcarsın…

Kendine iyi bak sevgili baba. Allaha emanet olun…

BABA OLMAK

Merhaba… Hep annelik ya da anneler neler yapmalı üzerine yazılar görüyorum. Sanki bebek sadece anneye aitmiş onun sorumluluğuymuş gibi. Oysa birde baba faktörü var ki anne kadar olmasa da büyük görevler düşüyor onlara da.

Çoğu insanda şunu gördüm ve gerçekten üzüldüm ki bebek sanki anneye zimmetli. Her ne olursa olsun o ilgilenmesi gerekli gibi bir algı var.. Hatta bazı babalar ilgi alaka göstermediği gibi bir de üstüne çocuk en ufak ağladığında ya da rahatsızlandığın da anneyi suçlayıp iyice insanı çileden çıkartırlar… Bir misafirliğe gidildiğinde çocuk ya da bebek sürekli annenin yanında durur ki babalar rahat sohbet etsin rahat yemek yesin. Peki ya anneler? Onlar bebek sahibi oldu diye uzun yıllar boyunca bir rahat yemek yemesin mi yada bir oturup sohbet etmesin mi?  O annelik heyecanini sevgisini tatmak istedi diye bu kadar yük yüklemek doğru mu? Peki sevgili baba sen baba olma duygusunu tattigin için niye hiç birşey yapma gereği duymuyorsun.. Tek başına mi istedi anne bu bebeği sen de evlat sahibi olmadin mi?

Şimdi bir deneme yapmanızı rica ediyorum.. Alarmları kurun ve en geç iki saatte bir uyanıp birşeyler yapın sonra tekrar uyuyun. Bakalım uykunuzu alıp dinlenebiliyor musunuz. Ha demiyorum ki bu iki saatte de tilki uykusu gibi hafif uyuyun bugün bebeğinizin seslerini duyun. Sadece bu kadar uykusuzluk bile sizi sınırlı yapmaya yetecek eminim.. Peki hiç görmüyor musunuz Eşiniz aylarca bu şekilde uyanip bebeginizle ilgileniyor ve siz hiç vicdan azabı duymadan uyumaya devam ediyorsunuz.. Odasını ayırıp sesleri duymamak için kapıyı kapatanlara zaten artık yapılacak birşey kalmamış…

İki insan birbirinizi sevip evlenip sonra da tam bir aile olmak için çocuk yapıyorsunuz. Allah ta size bunu nasip ediyor ki bunu çok isteyipte olmayanlar varken sürekli şükretmek gerekiyor. Neyse bu bambaşka bir konu. Çocuğunuz dünyaya geldi ve annesi butun fedakarlıkları yaparak elinden geldiği kadar yavrusuyla ilgileniyor. Bütün hayatı değişiyor ama sen sevgili baba sen hala aynı hayatı yaşıyorsan ve yol arkadaşını bu yolculukta yalnız birakmışsan nasıl odeyeceksin onun hakkını.

Çocuk sadece anneye ait değildir. O zaten kimseye ait değildir. Allahın size bir lütfudur ve siz sadece anneye aitmiş gibi davranirsanız çocuğunuzun bir tarafı eksik olacak ve başka kimse bunu telafi edemeyecektir..  Ve sana bu kısacık  hayatında muhteşem bir hediye veren Rabbinin hediyesinin kıymetini bilmemek te büyük bir eksikliktir bence.. Yazım çok uzadı aslında neler yapılmalı yı yazmak isterken sitemlere karıştım.. İnşallah bir dahaki yazımda da onları yazacağım.. Hayırla kalın. Allaha emanet olun…