Biraz da Gulelim

İyi geceler dostlar.. gece gece nerden aklıma geldiyse bizim memlekette hep anlatilan bir hikaye aklıma geldi bende yazayım dedim…

Bir zamanlar bir memlekette evli adamin biri karısından başka bir kızı almak istemiş… Yani karısının uzerine. Sonra bu kizla uğraşmaya başlamış ama bir türlü kızı ikna edememiş.. iyice hirslanmis ve bir hocaya gidip büyü yaptırmaya karar vermiş. Hocaya gitmiş durumu anlatmış… Hoca da tamam demiş bir muska yazacağım hep üzerinde taşı o kız seni sevecek…

Okumaya devam et “Biraz da Gulelim”

13.12.2011 saat 01:00

gül

Sana tüm hayallerimi, söylemek isteyip söyleyemediklerimi, mutluluklarımı, hüzünlerimi, yaralarımı, iyi yönlerimi bir zarfın içine koyup gönderebilmek isterdim. Biliyorsun artık kimse mektup yazmıyor kısa mesaj atıyor. Benim anlatacaklarım biraz uzun, mesaj kaygım yok onun için buradan yazıyorum sana. Nedenini bilmediğim bir şekilde insan sesini duyurmak istiyor. Belki de ben de varım demek için yazıyorum sana. Okumaya devam et “13.12.2011 saat 01:00”

HAYAT ARKADAŞI’ma



 Güzel gözlerinde kendimi bulduğum sevgilim, ömrüme değer katan yarim, huzurum… Bebeğimiz olduktan sonra seni ihmal ediyor olabilirim. Belki bebegimize zaman ayırmam gerektiğinden seni eskisi kadar sevmiyor gibi gorunebilirim ya da sen öyle hissedebilirsin. Ancak bilmelisin ki ben seni eskisinden de çok seviyorum. Hergun biraz daha artan bir aşkla bağlanmaktayim sana…

  Neşe kaynağım, çektiğim sıkıntılarıma mukafatim, Rabbimin en güzel hediyesi, canım benim sen insanlığınla, iyiliginle beni kendine aşık ettin. Ben bu aşkı bile tahmin edemezken her gün biraz daha sevdim seni, guvendim, bağlandım, saygı duydum sana. Hele ki bebeğimiz olunca senin mükemmel babalığını gördükten sonra daha da arttı sevgim, saygım…

Bitanem, askimmm, iyi yureklim, huzurummm. Biz çok zorlu yollar aştık seninle, yaralar aldık, yıprandık, gecemeyiz dediğimiz engelleri aştık ve bunların hepsi senin sayende oldu. Sen iyileştirdin beni sevginle, sen kapanmaz sandığım yaralarımı kapattın, hatta öyle güzel kapandı ki  hatırlamıyorum bile. Sen melek değilsin benim gözümde onlardan daha üstünsün ömrümmmm….

Hayat arkadaşım, öbür yarım, sevmeyi öğretenim, tüm iyikilerimin sebebi, sana dair sayfalar dolusu yazı yazsamda yetmez içimde yaşattigin  güzellikleri anlatmaya… Sadece diyebilirim ki ben senden razıyım, Allah ta senden razı olsun.. Cennette yerin olsun güzel gözlüm…

ah ulan istanbul

İstanbul… adı bile bir başka gelir insana içinde yaşamıyorsan. Hayaller kurulur üstüne dünyalar kadar sanki ulaşılmaz bir şehir gibidir uzaktan bakana. boğazı vardır bir kere üstüne hayaller kurdurur  ta ki gerçeğini görene kadar.. İstanbul uzaktan daha güzeldir aslında.. içine girenler hayat karmaşasında kaybolup gitmişlerdir çünkü..

Bütün diziler orada çekilmiş. beğenilen sevilen herkes orada yaşamaktadır dışarıdan bakan için.. çok caziptir. çok çekicidir.. herkesin gençliğinde bir kere hayalini kurduğu bir yer gibi gelir bana.. hele küçük bir yerde yaşamışsanız ve sadece televizyondan izlediğin bir şehirse ve asla orayı göremeyeceğini düşünüyorsan daha caziptir..

sonra içine girersin. önce karmaşasında kaybolmaktan korkarsın. alışılır zaman geçtikçe uzaktayken özlersin kalabalığını.. ama insanın hayallerini yıktığı da bir gerçektir.. Dışarıdan ışıl ışıl bir yerken içinde sadece nasıl daha iyi yaşayabilirim düşüncesiyle insanları birbirini yediği bir yerdir.. bir sokakta insanlar kiralarını denkleştirmek için kafa patlatırken öbür yanda o insanların kirasını bir gecede harcayan insanların olduğu bir şehir.. adaletsizliğin çırılçıplak karşımızda durduğu.. insanın nefsini zorlayan İSTANBUL…

aşığım beni seven kalbine

Yaklaşık dört yıl oldu onu tanıyalı. korkularım vardı en başta benim boyumu aşan,içimi sıkan… Ve yaralarım vardı ince ince kanayan kimsenin görmediği.. Güvenmiyordum hayatımda kimseye ve ona da güvenemedim.. aylarca hatta yıllarca uğraştı beni iyileştirmek için..

o hayatında kötülük bilmeyen, görmeyen, hep korunaklı yaşamış, yara almamış, sapasağlam bir karaktere ve yüreğe sahipti.. Aslında çok daha uzun zaman önce tanımıştım  onu, ilk gördüğümde daha 15li yaşlarımdaydım. gözlerinin karası içime işlemişti ta o zamandan, umutsuzdum ama sadece bir hayal olabilirdi benim için.. her bayram öncesi acaba gelirler mi diye heyecanlanıp içim kıpır kıpır ederdi.. ve o zaman bile kaçardım ondan aşık olmamak için..

sonra mucize oldu o da beni sevdi.. ilk konuştuğumuzda inanamamıştım onun olduğuna. o  bir hayaldi benim için nasıl gerçek olabilirdi ki.. Ona o kadar çabuk alıştım ki sanırsın yıllardır tanıyorum içimde..çok sevdim onu sanki yıllardır içimde sakladığım bütün sevme hissi onu bekliyormuş gibi.. ilk yüzüme dokunduğunda elleri bütün bedenimin baştan aşağı titremesine engel olamayışım bu yüzdendi belki de..

bu kadar büyük aşkın imtihanı da ağır olacaktı elbette ve oldu da. Hayatımda babamdan sonra en çok kaybetmekten korktuğum adam oldu ve o adam beni öyle bir bıraktı ki içimdeki sevme hissini parça parça ederek yandım, piştim,duruldum,korktum ve en kötü anımda onun için dua edecek kadar onu sevmeye devam ettim. nasıl oldu bende bilmiyorum ama oldu işte…

şimdi o adam benim eşim ve arkamdaki koltukta uyuyor.. hala içim titriyor gözlerine bakınca, korkuyorum hala kaybetmekten.. Ve O; benim kocaman yürekli aşkım beni benden iyi bilen, yolum, yoldaşım,ömrüm,sevdiğim,mutluluğum, huzurum, herşeyim..

gökyüzü gibi mavim, ormanlar gibi yeşilim, su gibi vazgeçilmezim,melekler gibi temizim, dünyamı aydınlatan güneşim, yüzün hiç solmasın. kalbindeki yerim hep aynı kalsın diye dua ettiğim, iyi ki benimlesin. SENİ ÇOK SEVİYORUM

her şey unutulur mu….?

bazı şeyler vardır ya hani unutmak istersin delice. aklına gelmesin istersin bir an bile. aklına gelince kızarsın, üzülürsün,için de kor olduğunu sandığın ateşin alev alev seni sardığını hissedersin. onu yaşamak ne kadar zor geldiyse o acıyla orantılı olarak artar kızgınlık ve kırgınlık.. ve yaşatan hala yanındaysa işte en kötüsü odur.sadece kendini değil onu da yakmak istersin içindeki kızgınlık ateşiyle. o bilir mi bunu peki?hayır,asla.. eğer o bunu anlayabiliyorsa zaten her şey aşılmış bütün sorunlar çözülmüştür. hatırlasan bile kötü bir hatıra deyip silersin kafandan.. ya anlamamışsa içinin yandığını ya gözlerine baktığında anlayamıyorsa kızgınlık sebebini? ne denebilir ki geçmiş olsun. o ilişkiden hayır gelmez artık.. çoğu erkeğin kadından şikayetçi olduğu,anlaşılmaz varlıklar olmamızı düşünmesine sebep olan durumlardan biridir bu. o sanıyor ki hiçbir şey yokken olay çıkardın bazen de şımarıklık olarak görür. ona göre senin iyi olman için her şeyi yapmıştır niye hala şikayet edip olay çıkartırsın ki. ama öyle değildir özünde senin akşama kadar çalışmış olman ona özel değil ki sonuçta başka biri de olsa ona bakmak için çalışacaktın.. oysa sadece bir kaç saatini ona ayırıp onunla sohbet etsen gözlerine baksan içindeki tüm yaraları teker teker iyileştireceksin..  ona fazladan ayırdığın biraz zaman sana fazlasıyla huzur, aşk, mutluluk, sadakat olarak geri dönecektir..çoğu ilişki bu ufacık zamanlar yüzünden bitmekte yada sorunlu olmakta ve yine böyle yapanlar farkında olmadan bile hayatlarına değer kattılar belki de.. hayat ilişkilerinizin yarasız beresiz olması mümkün değil belki ama iyileşmek ve iyileştirmekte sizin elinizde..

 

ozledim

Özlemek üzerine çok şey söylenebilir ancak yine de yeterince ifade edemezsin ozlemini.. Hem cok yakici hemde delice guzel bir duygu özlemek… Gülüşünü özledim delice,güzel gözlerini,  içimi yakan bakislarini, en çokta sarılınca boynuna duyduğum kokusunu ozledim. Öyle bir kokusu vardır ki huzur kokar güven kokar buram buram AŞK kokar..onun yorungesinden,kokusundan uzaklaşınca anlarsın aslında bunu. Huzursuz olursun,korkarsin,tedirgin ve mutsuz olursun…evet çook ozledim..