DOĞRU BESLENME KURALLARI 2

*FAZLA YEMEK*

Normalden fazla yiyen insanın midesi sindirim için daha çok enzime ihtiyaç duyar.enzim üretmek için çok enerji harcamak gerekir.  Sağlıklı bir insanda mide 200-250 gr yemeğin birinci hazmını, besine ve hazım gücüne bağlı olarak değişmekle beraber, 3-4 saat içinde kolayca gerçekleştirebilir, bu sırada kalpte zorlanmadan çalışır. 2 katı yemek yendiğinde is, sindirim ve fazlalıkların kısmen depolanması, kısmen dışarı atılması için, kalbin 4-6 kat daha fazla çalışması gerekir. Bu işlem sadece kalbi değil, sindirim, depolama ve boşaltımla görevli organları da yıpratır.

Okumaya devam et “DOĞRU BESLENME KURALLARI 2”

kadın ve anne

Kadın olarak kendimden soğuyup anneliğe fazlasıyla ısınmaya başladığım bir döneme girdik… Yaklaşık 8 kilo alıp kendi bedenimden soğuyup aynaya bakmaktan hoşlanmadığım günler yaşıyorum. Hem kilolar nedeniyle şişen ayaklar hem de artık giyilemeyen kıyafetler nedeniyle alışveriş eziyet gibi gelmeye başladı. Eşinin beğenmeme kaygısı, uykusuzluk, sinirlilik ve benzeri haller…

Beni en mutlu eden şey ise oğlumun o minicik tekmeleri…Babasının da aynı duyguları hissetmesini bekliyordum en başta, paylaşmak istiyor insan heyecanını.. Ama öyle olmuyormuş. Onun da çok sevdiğini biliyorum bebeğimizi ve heyecanlandığını da ancak tamamen farklı duygular. Anne olmak farklıymış onun kalbi benimle birlikte atıyor. Bana ihtiyacı var. Onu sevdiğim kadar çok korumalıyım herşeyden, hatta bazen kendi düşüncesizliğimden bile korumalıyım…

Korkularım çoktan boyumu aştı.Hayallerim ise hep bebeğimle artık… bir o kadar da güçlüyüm ama… Benden ve en sevdiğimden bir parça olacak artık bu dünyada.. bunu bilmek bütün herşeye karşı daha sağlam daha dik durmayı gerektiriyor..sadece kendini değil senden bir parçayı da korumak zorundasın..

O kadar çok şey yazılabilir ki bunun üstüne ve hatta yazılmışta. bir kadın için en büyük şükür sebebi annelik.. elbette bu kadar güzel bir hediyenin de bir bedeli olacak.. fazlasına bile razı olur insan başına gelirse…Ve en güzeli hayatta yaptığın bütün hatalara bütün yanlışlara rağmen tertemiz olabilme şansı bana göre annelik..

Binlerce kez şükrediyorum bu duyguları yaşatana… kadın olarak kendinizden soğusanızda her şeye değer annelik..Şimdi heyecanla onun yolunu beklemeye devam… az kaldı..

kadın olmak üzerine..

En son Özgecan Aslan cinayetiyle bir kez daha ortaya çıktı maalesef ülkemizde kadının yeri…İlk duyduğumda içim öyle yandı ki  o kızın duyduğu korkuyu Manisa da geç bile olmayan bir saatte yurda dönerken otobüste az kişi kaldığında defalarca yaşadım. dua ede ede yurda geleceğim durağa kadar gelirdim..

şimdi o kız nasıl korkmuştur kim bilir yanlış yöne gittiğini anladığında. belki ölüme belki de ölümden bile daha kötü bir şey başına geleceğini anlayıp çaresiz olmak ne acı yarabbim..

şimdi işin farklı yönlerini konuşmak gerek sanırım.. günlerdir gündemi takip ediyorum. kimileri bu işin suçunu farklı çevrelere attı. kimileri hakaret etti. suçlulara bende dahil olmak üzere binlerce beddua ve hakaret edildi ki sonuna kadar hak ettiler..

bazı çevreler bunu dinimize bağladı ki bence en acı olan tarafı buydu.. hoşgörünün en üst seviyede olduğu ve gerçekten doğru yaşandığında bizleri mutsuz etmesi mümkün olmayan İslami hayata bu derece hakaret çok yanlıştı.. insanlar hata yapabilir. cani olabilir. hayvanlardan daha aşağılık olabilir ancak bu asla cinayet işlemeyi bütün insanlığı öldürmekle bir tutan bir dine inanan ya da yaşayan biri tarafından yapılamaz…

şimdi ki sistem de işler farklı çalışıyor evet.. insanlar din tüccarlığına başladı..yalandan, iftiradan, hak yemekten korkmayan ve kendine müslüman diyen tipler türedi.. onların erdiği kadar zararı başka hiç kimse veremezdi dinimize.. ama umurlarında mı? tabi ki hayır. onların tek derdi para, mevki,saygınlık kazanmak. oysa ki o kadar çirkin o kadar iğrenç ki iç dünyaları ellerine fırsat geçtiğinde her türlü kötülüğü yapabilirler..

gerçekten iman eden hiçbir insan bir canlıya zarar veremez. hele ki eşine asla.. onlar için eşleri armağandır. öyle davranırlar öyle hissettirirler.. hele kız çocukları cennetin anahtarıdır. o yüzden en değerlidir. en kıymetlidir. korunması gerekir bir mücevher gibi..

kendime dönmek gerekirse evlenmeden önce kadınlara değer vermeyen abimleri gördükçe evlilikten soğurdum. onlar evet kötü insanlar değillerdi ama eşlerini ALLAH ın emaneti olarak görüp öyle yaşayan insanlarda değildi. zarar vermezlerdi ama mutlu da etmezlerdi…Benimse karşıma dualarımı kabul ederek bir melek çıkardı.. şimdi hiç olmadığım kadar değerli, özgür, cesur, mutlu ve huzurlu  hissediyorum kendimi eşim ve onun bana bakış açısı sayesinde…

kendimden de örnek verdiğime göre konuyu toparlayıp kapatabilirim.. gerçekten iman eden inancı sağlam ve doğru yaşamaya çalışan kimse bir kadına ya da bir canlıya zarar vermez. onu korur kollar yardım eder ama asla zarar vermez… altını çizerek belirtmek isterim ki  gerçekten inanan ve yaşayanlar için geçerli.. yoksa sahtekarlar için değil..