DOĞRU BESLENME KURALLARI 1

Merhaba sevgili dostlar… Bu aralar yazdığım şeyler pek kişisel değil. Daha doğrusu bir önceki yazımda bahsettiğim kitaptan alıntı. Kitapta öyle güzel bilgiler var ki mutlaka alıp okuyun derim ama bildiğim kadarıyla insanlar böyle 400-500 sayfalık kitapları alıp okuma konusunda pek isteksiz. Ama bazen internetten bir tıkla açıp sadece işimize yarayacak yeri okumak kolay geliyor. Ben de bu sebepten ötürü benim en çok faydalandığım ve sizinde çok işinize yarayacağını düşündüğüm bölümleri yazmak istiyorum..

Bütün hastalıklar sindirimin bozulmasıyla ortaya çıkarmış bu kitaba göre, o yüzden bende bugün sindirimin ilk başladığı yer olan ağızda yani çiğnemenin faydalarından bahsedeceğim. Çok fazla araya kelime sokmadan kitaptaki haliyle yazmak istiyorum ki anlaşılır olsun. en son da kendi hayatımda uyguladığım zaman neler olduğunu yazacağım inşallah..

SİNDİRİM,ağızda tükürük bezlerinin salgıladığı fermentler ile başlar. Organik asitler, aromatik maddeler ve tuzlar çiğneme esnasında fermentlerle karışır ve bir kısmı ağızdaki kılcal damarlara süzülür. Karbonhidratların ağızda başlayan sindirimi midede aynı enzimlerle devam eder. Alınan besinin kimyasal yapısı hakkında toplanan veriler ağızdaki akupunktur noktaları vasıtasıyla beyne gönderilir. Beyin bu bilgiyi analiz eder ve sindirim sistemini ona göre programlar. Besin ne kadar iyi çiğnenirse beyin sindirim sistemini o derece iyi hazırlar. Yeterince çiğnenen bir besinin tadı ve kokusu ağızda dağılır ve kaymağa benzer bir nesne (kimus) haline gelir. Bu ise 15-40 çiğneme ile sağlanabilir…

Ağızda her bir dişin dibinde 2’şer tane akupunktur noktası bulunur. Çiğneme esnasında besinlerden ayrılan enerji bu akupunktur noktaları vasıtasıyla vücudun genel enerji dolaşımına katılır. Bu yüzden küçük yudumlarla içmek ve küçük lokmalar halinde yemek gerekir. Süt, et suyu,meyve-sebze suyu veya su küçük yudumlarla alınır, ağızda ılıtılır, tükürükle iyice karıştıktan sonra yutulur. Gıdalar  yeterince çiğnenmezse sindirim ilk basamaktan itibaren bozulur.

Hızlı yiyen daha çok yemeye mecbur kalır, çünkü vücut sadece kimyasal bağlantıları çözme işlemi sonucunda oluşan enerjiyi kullanır. ağızdan akupunktur noktaları vasıtasıyla besinden alınması gereken enerjiyi kullanamaz. İyi çiğnenmemiş yemek kütleler halinde mideye iner. Mide bu kütleleri hazmedemez sadece çürütür. Taze ekmek, beyaz ekmek (özellikle kan grubu”0″ için) ve et parçaları (özellikle kan grubu “A” için) en zararlısıdır.

Midede çürümeye başlayan kütleler ve parçalar bağırsaklara iner ve orada da çürümeye devam eder. Bağırsaklardaki çürüme kandaki lökositleri (akyuvarlar) artırır. Bağışıklık sistemi bu duruma karşı koruma programı geliştirmek zorunda kalır. Bu hata her yemekle birlikte tekrarlandıkça, bağışıklık yetmezliğine kadar götürür..

Ancak taze meyve ve sebzelerin lifleri, çekirdekleri ve kabuklarında böyle bir tehlike yoktur, Bunlar bağırsaklarda yaşayan yararlı mikropları artırır. Bunun için meyve ve sebzeleri kabuklarıyla ve birkaç çekirdeğiyle yemek gerekir..

İYİ ÇİĞNEMENİN YARARLARI

*Yemeği iyi çiğneyen, az çiğneyene göre , daha az yer -içer.Çünkü besinden aldığı enerjiyi eksiksiz kullanmış olur.

*Karışık yenen yemeğin vücuda vereceği zararı azaltır.

*sindirim süreci kısalır

*Mide, pankreas, karaciğer ve bağırsakların işi kolaylaşır.

*Çok daha az enzim (insülin dahil) harcanır.

*MİDE, PANKREAS,KARACİĞER,BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ,DİYABET,TÜMÖR, KANSER,ALERJİ, DİŞ, SİNİR VE RUH HASTALIKLARINDAN EMİN OLUNUR.

*Mevcut olan hastalıklar hafifler.

*Şişmanlığın önüne geçilir. v.s

Büyük alimler uyuşturucu,sigara, alkol bağımlılığı gibi psikolojik, ruhsal ve sinirsel hastalıkların temelinde az çiğnemenin yattığı konusunda hemfikirdir. İyi çiğnenmeyen yemek karaciğer, dalak ve kalp için ağır bir yüktür. Bu organların durumu ise ruhsal dengeyi doğrudan etkiler. Büyüklerimiz “büyük lokma alana ve iyi çiğnemeyene delilik isabet eder ” derlerdi.

Bağırsak, diyabet, mide, hazımsızlık, karaciğer, dalak ve tüm sağlık problemlerinden kurtulmak için bazen sadece BESLENME VE ÇİĞNEME alışkanlıklarını düzeltmek yeterli olabilmektedir…

Yazı çok uzun olduğu için kendi deneyimlerimi başka bir yazıda yazmak niyetiyle şimdilik hoşça kalın, sağlıklı kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir