ÇOCUĞU YENİ KREŞE BAŞLAYAN AİLELERE BİRKAÇ ÖNERİ

Selamlar dostlar. Bu sene hayatımda beklenmedik ve köklü değişiklikler oldu. Oğlum 35 aylık olunca kreşe başlamasına karar verdik ve bir kreşle görüşmeye gittim.  Aklımda yarım gün yada sadece oyun saatlerine göndermek vardı ama Allah razı olsun kreş müdiresi beni bu yanlışımdan döndürdü.  Bu durumun sakıncalarını öyle açık yüreklilikle anlattı ki hemen ikna oldum. Sonra orda bir yardımcıya ihtiyaç olduğunu ve çalışmak isteyip istemediğimi sorunca çok mutlu oldum. Çocuğumun bu ilk ayrılık sürecinde yanında olacağım için iyi hissettim.

Burda çalışmaya başlayınca çoğu şeyin dışardan göründüğü gibi olmadığını anladım. Ama tam tahmin ettiğim gibi çıkan şeyler de oldu. Mesela çocuğun ailesinin tavrı bütün süreçleri etkilediği gibi bu süreci de etkiliyor. Aslında daha iyi gördüğüm şey çocuğun ailesinin aynası olduğu. Mesela bir çocuğa bakınca ailesinin anlayışlı mı saygılı mı sinirli mi kaygılı mı olduğu hemen anlaşılıyor. neyse bu konu uzar kısa yazmak istiyorum. Çocuğumuza bu süreçte nasıl yardımcı olabiliriz???

Öncelikle çok iyi araştırın ve gözlemleyin vereceğiniz kreşi, anaokulunu, yada ilkokulu, ve en önemlisi de öğretmenini.. Okulun çok iyi olması farketmez öğretmeni  iyi değilse ve çocukları sadece iş olarak görüyorsa koşarak kaçın ordan. Aslında ben çocukları sevmeyenlerin öğretmen olmasına bile karşıyım ama işte bunu ölçecek bir mekanizma yok.  Neyse öğretmeni iyiyse zaten çoğu sorunu baştan çözdünüz demektir. Ancak tabi ki bu karşı tarafın görevi. Peki siz çocuğun bu sürece uyum sağlamasını nasıl sağlarsınız?

Öncelikle hiçbir kaygınızı çocuğun yanında ya da duyabileceği yerlerde dillendirmeyin. Bu zaten zor olan ayrılık sürecini çıkmaza sürükler. Bu işin araştırma aşamasında bile gayet normal ve güzel bir süreçmiş gibi davranın. Mesela onun okula gitmesinden yeni arkadaşlar bulmasından oyunlar oynamasından çok mutlu olacağınızı söyleyebilirsiniz. kesinlikle bu istek birşeyler öğrenecek, başarılı olacak şeklinde olmamalı ki çocuk kendini baskı altında hissetmesin. Sadece eğlenmesini, iyi vakit geçirmesini istediğinizi ve bu yüzden bunu yaptığınızı anlatın.

Çocuğun kaygılarını ve ne hissettiğini anlamak için de oyun içinde böyle bir süreci canlandırıp mesela bir oyuncağı okula gönderip orda oyunlar oynatıp, aktiviteler yapıyormuş gibi davranabilir ve onun kaygı duyduğunu düşündüğünüz yönlerini o bebek üzerinden anlatabilirsiniz. yani bebekle konuşuyormuş gibi yapıp ” seni biraz kaygılı görüyorum annen yanında olmayacağı için mi böylesin, yada mesela orada ne olacağını bilmediğin için korkuyor musun diyebilirsiniz. eğer çocuk herhangi bir konuda kaygı çekiyorsa bunu o bebeğin kaygısıymış gibi anlatacaktır. örneğin; siz böyle söyleyince hayır anne bebek orada tuvaletini yalnız yapamaz diye korkuyor derse bilin ki bu onu kaygılandıran bir durum. siz de aaa evet haklısın çocuğum iyi ki söyledin bunu. Ama bunun için kaygılanmasına gerek yok. Ben oradaki ablayla görüştüm ve bütün çocuklara yardımcı olmak için orda bulunduğunu ve bunu çok severek yaptığını söyledi bana. İstersen seninle gidip o ablayla tanışabiliriz diyebilirsiniz..

Yukarıdaki durum daha küçük yaşlarda kreşe gitmeye başlayacak çocuklar için uygun olabilir ama siz bunu kendinize göre çevirebilirsiniz.  Çocuklar en iyi kendilerini oyun içinde ifade ettikleri için bu yöntem genellikle en çok işe yarayan yöntem bence.

Bir de anne ya da babalar ama genellikle biz anneler çocuğun her anında yanında olmaya alışmışız ki geride durmayı beceremiyoruz. Okula çocuğu getiren bazı anneler biraz kendini geri çekmek yerine çocuğun, yemeğinden tuvaletine herşeyiyle kendi  ilgilenmeye çalışıyor. İzin verin görevli yapsın.Öğretmeni yapsın ki çocuk artık sadece sizinle olmayacağını ve bunun çokta korkutucu birşey olmadığını anlasın ve siz de anlayın.  Malesef bu şekilde yaparak anneler sadece alışma sürecini kendileri, öğretmenleri ve çocukları için uzatıyorlar. Sonra da benim çocuğum niye başka çocuklar gibi hemen alışamadı diye soruyorlar.

Biraz uzadı ama bunu da yazıp bitireyim. Çocuklar genellikle başka problemleri annemi özledim, eve gitmek istiyorum gibi bahanelerle gösteriyor. Mesela başka bir çocuk ona kötü davrandı, öğretmeni kızdı, yada herhangi başka birşey olduğunda çocuklar ben arkadaşıma kızdım demek yerine annemi özledim diye ağlıyorlar.  O yüzden ağlama sebebini öğrenmek için iyice istişare edin, öğretmenle, ordaki görevliyle, yetkiliyle.. mesela bu sabah balonu patladığı için ağlayan çocuk anneme gitmek istiyorum annemi özledim diye ağlıyordu. Anneni özlemeni anlıyorum ama şimdi annen gelene kadar oynaman için sana balon versem kabul eder misin dedim ve akşama kadar hiç ağlamadı tekrar.

Bunun gibi birsürü örnek verilebilir ama çocuğunuzla yakından ilgilenip oyunlar oynayarak konuşarak bu süreci çok kolaylaştırabilirsiniz. En basitinden çocuk okulda böyle oldu dediği zaman tamam ben öğretmenine söylerim demek yerine bunu öğretmenine olduğu zaman söylersen eminim o sana yardımcı olur derseniz çocuk artık okuldaki olayları içine atıp çözümsüz hale getireceğine öğretmenine söylemiş ve çözülmüş olduğu için hemen unutacaktır…

şimdilik bu kadar Allaha emanet olun

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir