HAMİLELERİ ÜZMEYİN


Merhaba sevgili dostlar.. Bugün hemen hemen hepimizin hamilelik sürecinde karşılaştığımız sorunlardan bahsetmek istiyorum..

Geçen haftadan beri yakın arkadaşım olan bir arkadaşın doktorun bir sözüyle dunyasının kararması sonucu bu yazıyı yazmaya karar verdim. Hepimizin bildiği gibi hamilelik süreci duygusal gelgitler sebebiyle yeterince zor bir süreç ve birde bunun yanında sevgili doktorlarımızın( hepsi değil tabi ki) karşısındakinin ruh halini önemsemeden sırf para kazanmak amacıyla bütün testleri istemesi ve bazende bunları yaptırmak için korkutması durumu söz konusu. Ben kendi hamileliğimden örnek vermek istiyorum… Malum insanlar bebeği söz konusu olunca kendini bir şekilde zorlayıp en iyi hastaneye gitmeye çalışıyor. Bizde böyle yapıp en yakınımızda ki özel hastaneden bir doktor bulduk ve gittik.. En başta yapılan testleri bilirsiniz. Hepsini yaptırdım ancak özel hastanede değil devlet hastanesinde. Sonuçları götürdüğümde ise bize bir testin eksik olduğunu, obur yapılan testlerde riskli durumlar gördüğünü ve bir tane daha test yaptırmamız gerektiği söyledi, ayrıca bu testin hemen o gün yapılması gerektiğini ve o hastanede yaptirmamız gerektiğini söyledi.. Ben bunun gereksiz olduğunu bilsem de ilk hamileliğimin verdiği tedirginlikle ve eşimin de korkmasıyla mecburen gidip yaptırdık. Ve tabi ki uçuk bir miktara… Sonra ne mi oldu ben bu test sonucu çıkınca doktorumu değiştirdim ve testleri ona gosterdim. Peki ne dedi dersiniz? “Testlerin gayet güzel bir sorun yok bu son yaptırılan test zorunlu değildi yaptırmanıza gerek yoktu”…

Ben Allahtan çok araştıran biriydim bunun sayesinde çoğu şeyden kurtuldum.. Elbette ki herkesin kendi fikri var ya da bilgisi ancak ben hamilelikte yapılan ikili ya d üçlü test ya da şeker testi v.b gibi testlerin gereksiz hatta anneyi strese soktuğu için olmaması gerektiğini düşünüyorum… Ayrıca bu testlerin hiçbiri kesin bir sonuç değil. Sonuçta karnınızın içinde ve bir kesecikle korunmuş, suyun içinde bir canlı var ve hiçbir şekilde kesin olarak ona ulaşıp herşeyi kesin olarak ogrenmek söz konusu değil. Üstelik gelismekte olan bir yavru var ve Rabbinin sana ne vereceğini asla kimse bilemez..

Neyse bu konuyu aklıma getiren arkadaşımın durumundan da bahsedeyim.. Arkadaşım doktora gidip zeka testi dedikleri testi yaptırıyor ve doktoru diyor ki kan testleri çok iyi değil başka testler de yapalım diye!!! Doktor bunu söylediğinden beri arkadaşım kendine gelemedi birsuru doktor araştırıp onlara gitmek için sıra bulmaya çalıştı. Ancak bu süreçte kendini o kadar yıprattı hiçbirşey olmasa bile bu stres insanı mahveder ve tabi ki bebek te bundan etkilenir diye düşünüyorum.. Şimdi bu test sonucu kesin değil ve başka birsuru testler yaptiracak arkadaşım ancak yaptırınca ne olacak ki? Bebeğini aldırmayı düşünmüyor ki zaten zamanı da geçti. Tedavi etmek gibi bir durum da söz konusu değil. Her durumda o bebeği doğuracak ama dogurana kadar hep kafasında soru işaretleri ve stresle yaşayacak.. O yüzden degistiremeyecegimiz durumlarda bazı şeyleri bilmemek daha iyidir diye düşünüyorum ben. Üstelik tevekkül etmek her daim insana daha güzel kapılar açar…

Yazımı sonlandırırken bütün hamilelere sağlıkla bebeklerini kucaklarına almalarını temenni ediyorum.. Annelik dünyanın en güzel hissi herkese yaşamayı nasip etsin Rabbim.. Hoşçakalın…

Nasıl İyi Baba Olunur!!!

Selamlar sevgili dostlar. Geçen sefer bir arkadaşımın anlattıklarından etkilenip sitemli bir yazı yazdım.. Ama esas yazmak istediğim bu yazıydı ve nihayet fırsat bulabildim.

Eveeeet nihayet dokuz ay sonunda o merakla beklenen an geldi ve bir bebeğiniz oldu.. Bir baba olarak çok mutlu oldunuz ama şimdi nasıl davranacağınızı bilmiyorsunuz? Eğer bu yazıyı okuyorsanız zaten öğrenmek için çaba harcıyorsunuzdur ve bu iyi baba olmanın ilk kuralı bence…

Yıllarca erkek çocuklar bebek bakmanın hep annenin görevi olduğu o yüzden kendilerini çok da sorumluluk altında hissetmemeleri gerektiği öğretildi ya da gösterildi.. Ancak artık devir değişti. Kadınların da erkeklerinde beklentileri yaşamları değişti.. O yüzden erkekler de kadınlar kadar sorumluluk sahibi olmalı ki yuvanizdaki huzur bozulmasın..

Şimdi gelelim neler yapılmalı kısmına.. Aslında çok basit… Sadece empati yapsanız çoğu sorun çözülür.. Bebeğiniz doğduğunda 10 gün izinli oldunuz ya da izin aldınız ve evdesiniz. O 10 günde gördünüz ki bebek hiç durmuyor sürekli acıkıyor, ağlıyor, altını kirletiyor, kusuyor, uyumuyor v.b birsuru şey.. Ve siz anne kadar ilgili olmasanız da bu durumdan bunalıp bi an önce işe donmek istiyorsunuz.. Sonra işe başlayınca yine klasik erkekler gibi o zaten evde işi bir tek çocuk bakmak diye düşünürseniz en büyük yanılgı bu olur.. Bilin ki sürekli aynı işle uğraşmak hele bu bir caanli ve sizin bebeginizse çok zor.. Kadın bir an biri elimden bebeği alsa da ben dinlensem, iş yaşam ya da bebek bakmaktan farklı herhangi bir iş yapsam diye yolunuzu gözlüyor.. Sizde isyerinden eve nasılsa işi gücü bu ben çalışıyorum mantığıyla gelmeyin.. O da sabah akşam gece gündüz çalışıyor ve sizin yavrunuzu büyütüyor.. Ustelik yeni anne ve korkuyor herşeyden.. En azından eşi onu anlasın destek olsun istiyor…

Bu olmazsa ne mi oluyor peki? İlk başta siz evet sorumluluktan kurtulmuş olup bebeginizle birkaç saat geçirmiyorsunuz  ama görmediğiniz  şey hem Eşiniz hemde bebeğiniz sizden uzaklaşmaya başladı bile.. Siz bunu annenin meşgul olmasına bağladınız belki ama değil inanın.. Size en çok ihtiyacı olan zamanda yanında olmazsaniz destek olmazsaniz nerde kaldı eş olmak, artık o siz olmadan da herşeyi yapabilecegini görüyor ve bu saatten sonra bazen olmamaniz onun işine bile geliyor. En azından sinir olmuyor… Sonra sizde kara kara düşünüyorsunuz ben sabahtan akşama kadar onun için çalıştım o nankorluk yapıyor diye ve yuvadaki huzur uçuyor.. Oysa ki siz onun için değil kendi tercihleriniz için çalışıyorsunuz.. Evliliği siz tercih ettiniz ve çocuğu da Eşiniz de sizi tercih ettiği için çaba gösteriyor ama bu tercih sizin 8-10 saatinizi kaplarken esinizin bütün gününü hatta hayatını kaplıyor ve adaletsizlik gün be gün yuvanizdaki huzuru da götürüyor…

Sevgili baba çok uzattim farkındayım.. Ancak biraz eşine yardımcı ol, onu anla, dışarı çıkar haftada bir kere, yemeğe götür ya da paran yoksa sadece gezmeye götür, bebeğinizi bir kaç saatliğine elinden al, o gerek yok dese bile al çünkü var. Ve sonra bak sana esin nasıl minnet dolu gözlerle bakıp, seni mutlu etmek için herşeyi yapıyor.. Bebeğin babasına yakın olduğu için nasil mutlu oluyor gör. Yapabildiğin kadarını yap ama esinde bilsin ki elinden geleni yapıyor.. Ve sevgili baba birşey yapamiyorsan bile en azından eşini terketme, yatağını ayırıp onu duymamak için uzaklaşma, belki toplum ya da ailen sana ogretmedi ama sen eşini gördükçe vicdanın sızlar da azıcık dinlensin diye çaba harcarsın…

Kendine iyi bak sevgili baba. Allaha emanet olun…

BABA OLMAK

Merhaba… Hep annelik ya da anneler neler yapmalı üzerine yazılar görüyorum. Sanki bebek sadece anneye aitmiş onun sorumluluğuymuş gibi. Oysa birde baba faktörü var ki anne kadar olmasa da büyük görevler düşüyor onlara da.

Çoğu insanda şunu gördüm ve gerçekten üzüldüm ki bebek sanki anneye zimmetli. Her ne olursa olsun o ilgilenmesi gerekli gibi bir algı var.. Hatta bazı babalar ilgi alaka göstermediği gibi bir de üstüne çocuk en ufak ağladığında ya da rahatsızlandığın da anneyi suçlayıp iyice insanı çileden çıkartırlar… Bir misafirliğe gidildiğinde çocuk ya da bebek sürekli annenin yanında durur ki babalar rahat sohbet etsin rahat yemek yesin. Peki ya anneler? Onlar bebek sahibi oldu diye uzun yıllar boyunca bir rahat yemek yemesin mi yada bir oturup sohbet etmesin mi?  O annelik heyecanini sevgisini tatmak istedi diye bu kadar yük yüklemek doğru mu? Peki sevgili baba sen baba olma duygusunu tattigin için niye hiç birşey yapma gereği duymuyorsun.. Tek başına mi istedi anne bu bebeği sen de evlat sahibi olmadin mi?

Şimdi bir deneme yapmanızı rica ediyorum.. Alarmları kurun ve en geç iki saatte bir uyanıp birşeyler yapın sonra tekrar uyuyun. Bakalım uykunuzu alıp dinlenebiliyor musunuz. Ha demiyorum ki bu iki saatte de tilki uykusu gibi hafif uyuyun bugün bebeğinizin seslerini duyun. Sadece bu kadar uykusuzluk bile sizi sınırlı yapmaya yetecek eminim.. Peki hiç görmüyor musunuz Eşiniz aylarca bu şekilde uyanip bebeginizle ilgileniyor ve siz hiç vicdan azabı duymadan uyumaya devam ediyorsunuz.. Odasını ayırıp sesleri duymamak için kapıyı kapatanlara zaten artık yapılacak birşey kalmamış…

İki insan birbirinizi sevip evlenip sonra da tam bir aile olmak için çocuk yapıyorsunuz. Allah ta size bunu nasip ediyor ki bunu çok isteyipte olmayanlar varken sürekli şükretmek gerekiyor. Neyse bu bambaşka bir konu. Çocuğunuz dünyaya geldi ve annesi butun fedakarlıkları yaparak elinden geldiği kadar yavrusuyla ilgileniyor. Bütün hayatı değişiyor ama sen sevgili baba sen hala aynı hayatı yaşıyorsan ve yol arkadaşını bu yolculukta yalnız birakmışsan nasıl odeyeceksin onun hakkını.

Çocuk sadece anneye ait değildir. O zaten kimseye ait değildir. Allahın size bir lütfudur ve siz sadece anneye aitmiş gibi davranirsanız çocuğunuzun bir tarafı eksik olacak ve başka kimse bunu telafi edemeyecektir..  Ve sana bu kısacık  hayatında muhteşem bir hediye veren Rabbinin hediyesinin kıymetini bilmemek te büyük bir eksikliktir bence.. Yazım çok uzadı aslında neler yapılmalı yı yazmak isterken sitemlere karıştım.. İnşallah bir dahaki yazımda da onları yazacağım.. Hayırla kalın. Allaha emanet olun…

Rotavirus (ishal aşısı) yapilmali mi?

Merhaba… Bu aralar bol bol bebek salladığım için yazı yazmaya da fırsat kalıyor.. Ben internetten çok şey öğrendim bu yüzden de bende bildiklerimi paylasayim ki bir kişi bile faydalansa kârdır diye düşünüyorum…

Bebeğim artık 3 ayı doldurmak üzere ve hemşiremiz geçen ay bize rotavirus aşısını yaptırmak isteyip istemediğimiz sordu. Aşılarla ilgili fazla şaibeli durumlar mevcut olduğu için tedirgin yaklaştık tabi. Ancak hemsiremizin kendi çocuğuna yaptırmış olması ve öğrendiklerimden sonra  yaptırmaya karar verdik…

Bu ishal cinsi küçük bebekleri çok fazla etkileyip ölümlerine bile sebep olabilecek kadar ağır olabiliyormuş (,Allah korusun).. Üstelik bir ilacı da yok. Sadece hastaneye gidip serum taktirabilirmissiniz… İnsan çocuğu söz konusu olduğunda en ufak ağlamasına bile  dayanamıyor. Dolayısıyla çocuğunun hastaneye yatacak kadar hasta olması bir anne için çok acı. Önceden de önlem alınabiliyorken hem kendimize hem bebeğimize sıkıntı yaşatmanın gereği yok diye düşünüyorum…

Yalnız bu aşı ücretli ve düşük gelirli bir aile için belki biraz sıkıntı olabilir. Ancak çocuğunuz hasta olduğunda çekeceği acı ve masraflar yanında hiç kalır diye düşünüyorum.. Rabbim herkesin evladına sağlık versin.. Hayırla kalın..