aşka saygı

İçimi dele dele bir aşk yaşadım ben..Ben bile inanamadım bu kadar sevebildiğime. O kadar çok problem oldu ki evlendiğimde inanamamıştım. Onun yerini kimsenin alamayacağını bildiğim için aklım çıkıyordu bir gün bırakıp gidecek diye. Belki kendi isteğiyle bunu yapmazdı ama öyle çok yormuştuk ki onu haklıydı bırakıp gitse bile.. Ama o da beni çok sevmiş ki herşeye rağmen yanımda kaldı. savaştı sonuna kadar ve kazandı..

Ailesi bu ilişkinin bitmesini istemişti. bir taraftan ben aşık olduğum adamı kaybetme korkumun acısını ondan çıkarmıştım.. şimdi ki aklım olsa asla yapmazdım. sadece ona destek olurdum. Belki ailesi de pişman olmuştur hatta olduklarını hissediyorum bende.. o zamanlar bizi anlamalarını ayrılamadığımızı görüp destek olmalarını isterdim.

şimdi herşey geçti gitti. onlar oğullarının düğününe gelmedi ve sanırım bundan daha büyük bir üzüntü olamaz bir aile için… Biz sıkıntılara ayrı olarak daha fazla dayanamadığımız bir kaç ay içinde evlilik kararı aldık ve evlendik..

Sonuç olarak ne insan evladını ömrünün sonuna kadar bırakabilir ne de evlat ailesini.. ki bırakmasın da zaten.. Ama bazen sizin gördüğünüz ya da bildiğiniz şeyler yanlış olabilir.. hep ben haklıyım ben doğruyu bilirim demek insanı yanlışa sürükler. inanmasanız bile aşka değer verip anlamaya çalışın. gururunuzun esiri olup evladınıza en güzel geçirmesi gereken zamanları zehir etmeyin ve sizde emin olun daha mutlu olacaksınız..

Eğer bir insan acı çekecekse yani kaderinde bu sıkıntıları yaşamak varsa buna kimse engel olamaz zaten.. ve nasibi kimse insan onunla evlenir. bir aile evladına sırt dönerek yanlış yaptığını düşündüğünde onu yalnız bırakarak doğru birşey yapmış olmuyor malesef.. insanın evladı için yapabileceği en büyük iyilik dua etmektir.. dua dan başka hiçbirşey onları korumaz….

kadın ve anne

Kadın olarak kendimden soğuyup anneliğe fazlasıyla ısınmaya başladığım bir döneme girdik… Yaklaşık 8 kilo alıp kendi bedenimden soğuyup aynaya bakmaktan hoşlanmadığım günler yaşıyorum. Hem kilolar nedeniyle şişen ayaklar hem de artık giyilemeyen kıyafetler nedeniyle alışveriş eziyet gibi gelmeye başladı. Eşinin beğenmeme kaygısı, uykusuzluk, sinirlilik ve benzeri haller…

Beni en mutlu eden şey ise oğlumun o minicik tekmeleri…Babasının da aynı duyguları hissetmesini bekliyordum en başta, paylaşmak istiyor insan heyecanını.. Ama öyle olmuyormuş. Onun da çok sevdiğini biliyorum bebeğimizi ve heyecanlandığını da ancak tamamen farklı duygular. Anne olmak farklıymış onun kalbi benimle birlikte atıyor. Bana ihtiyacı var. Onu sevdiğim kadar çok korumalıyım herşeyden, hatta bazen kendi düşüncesizliğimden bile korumalıyım…

Korkularım çoktan boyumu aştı.Hayallerim ise hep bebeğimle artık… bir o kadar da güçlüyüm ama… Benden ve en sevdiğimden bir parça olacak artık bu dünyada.. bunu bilmek bütün herşeye karşı daha sağlam daha dik durmayı gerektiriyor..sadece kendini değil senden bir parçayı da korumak zorundasın..

O kadar çok şey yazılabilir ki bunun üstüne ve hatta yazılmışta. bir kadın için en büyük şükür sebebi annelik.. elbette bu kadar güzel bir hediyenin de bir bedeli olacak.. fazlasına bile razı olur insan başına gelirse…Ve en güzeli hayatta yaptığın bütün hatalara bütün yanlışlara rağmen tertemiz olabilme şansı bana göre annelik..

Binlerce kez şükrediyorum bu duyguları yaşatana… kadın olarak kendinizden soğusanızda her şeye değer annelik..Şimdi heyecanla onun yolunu beklemeye devam… az kaldı..