uykusuzluğun en tatlı hali

Saat 03:58. Ders çalışmayı bırakmak için uygun zamanın geldiğini anlıyorum gozlerimin ağırlaşmasından. Yine de bırakmak istemediğim için kitabımı da alıp yatakta oturarak biraz daha çalışmaya karar veriyorum. Saatlerdir sandalyede oturmaktan ayaklarımın uyuştuğunu ayağa kalkınca anliyorum.. Yatağa oturuyorum ve diyorum ki bir şarkı molası:kulaklığı taktım ve son gunlerde hiç bıkmadan dinlediğim bir mustafa ceceli parçası olan hüsran şarkısını dinliyorum. Ve bir taraftan hayallerim ve gerçekler kapışıyor..

Bir oğlum olmasını hayal ediyorum. Birgun anne olacak olma ihtimali bile beni heyecanlandırıyor. Adını bile koydum: Ali Faruk koydum ona kafamda ne de olsa ikisi de hayatımdaki en cok sevdiğim iki erkek.. Biri babam biri eşim.. Onların adıyla sesleneyim oğluma… Küçüklüğümden beri hep erkek çocuğum olsun istedim. Kızım olursa bu hayatta daha çok zorlanır benim gibi yaralanır diye korktugumdan belki de.. Doğmamış çocuklarımı korumaya çalışıyorum resmen;)

Ben boyle hayallere dalmisken yanımdaki kitapta oylece duruyor.. İçinde kamu yonetimi anlatılıyor. Bu kitaplar için insanlar sadece iyi yönetilenler ve kötü yönetilenler diye ayrılıyor. İnsan olmamızın iyi veya kötü olmamızın hiçbir değeri yok. Sonra düşünüyorum hayallerden sıyrılıp. Ders çalışmalıyım hem de çok.. Okul bitmeli,kpssye girilmeli sonra bir iş bulmaya çalışmalı, benim hayallerimin ne onemi var hayatta bu kadar yapılacak iş varken:((

Sonuçta ders çalışmaktan vazgeçip uyumaya karar veriyorum. Şu an yapacağım en sağlıklı şey bu sanırım.. Hayal kurmak herşeye rağmen güzel.. Hayal alemine dalıp herşeyi unutup mutlu olmak güzel. Hayat ise bir o kadar karmaşık ve yorucu.. Neyse… İyice gozlerim kapanmadan bitirsem iyi olacak. Herkesin güzel hayallerinin gerçekleşmesi duasıyla. Allaha emanet olun..

Âlimleri itibarsizlaştırma çabası

Son zamanlarda da bu moda oldu.. Doğru düzgün İslâmı anlatmaya çalışan herkese iftira atmak, itibarsizlartirmaya çalışmak, kötülemek, hakaret etmek…

Normalde bu tarz konularda internette dolaşan haberlerle ilgili çok yazmak istemem. Çünkü çoğu aklı başında insan bilir ki internette yazanların çoğu yalan. Ama bu sefer dayanamadım..

Bugün çok sevdiğim bir sürü kitabını okuduğum, bir sürü fetvasını dinlediğim, gerçekten düzgün, dürüst bir insan olduğunu bildiğim Nureddin YILDIZ hocam hakkında yazılanları okuyunca deli oldum.. Ben onceden bildiğim için ilk başta yazan konunun gerçek olmadığını en baştan anladım.. Ama bazı insanlar!!! araştırmadan bilmeden bir saatlik fetvanın iki dakikalik yerini yayınlayarak hakaret ustune hakaret etmişler.. Yazık cok yazık bu insancıklara!!

Ne istiyorsunuz anlamıyorum!!!Aslında anlıyorum.. Dinimizi ne kadar iyi anlatan insan varsa onları kotuleyin ki kotu anlatanlara yanlış anlatanlara gun doğsun.. Boylelikle herkes özünü bilmeden muslumanliktan sogusun…sizin gibi şeytanların sayısı çoğalsın..

Hayatındaki bütün bilgi sandığı herşeyi internetten öğrenen okumak bilmeyen, Kur’an-ı Kerim i okuyup anlamaya çalışmayan, işine geldiğine inanan insanlara da cok fazla birşey soylemek yersiz aslında.. Sadece yazık. Allah ıslah etsin hepsini..

Cok şükür ki zaten dogruyu bilen aklı başında insanlar var ve inşallah sizin bu yaptığınız pisliklere rağmen bir kişi bile olsa o adamın bir kaç sohbetini baştan sona kadar dinler de ne kadar guzel bir dine mensup olduğumuzu anlar.. Sizinde çirkinlikleriniz yanınıza kalır..

Amerika ve İsrail

Malum sınav zamanı yeni yeni bilgiler ediniyoruz.. Son zamanlarda israilin yaptığı zulümden dolayı gundemde olan bir olay olduğu için bu ders notlarını ilgiyle okudum. Biraz da paylasmak lazım dedim kendimce…

1973 yılında bir petrol krizi ortaya çıkıyor. Bunun sebebi ise ABD’nin yom kippur savaşında israil ordusuna destek vermesine karşılık olarak petrol ihraç eden arap ülkeleri birliğinin uyguladığı ambargodur… Ambargo kısa vadede belki etkileri olumlu olmuştur ancak uzun vadede olumsuz etkileri daha fazladır…

Bu ambargo uygulanmaya başladığında en başta petrol fiyatları cok yükselmiş. Daha sonra ambargo uygulanan ülkeler alternatif arayışlarına girişmiştir. Ve tabi ki bulmuştur. Ornegin; japon ekonomisi petrole bağlı sanayiden elektroniğe yönelmiştir. İnsanlar rüzgar ve güneş enerjisinden daha fazla yararlanmanın yollarını aramışlar ve araçlarda yakıt tasarrufu sağlayan araçlar piyasada onemli hale gelmiştir…

Şimdi gelelim burada Amerika ve israilin durumuna.. Amerika bu krizin çıkmasına bile razı olarak israile destek vermistir ustelik ülke henüz 1929 ekonomik bunaliminin etkilerinden kurtulamamışken… Peki niye sever ABD bu kadar israili yada başka mıdır amaçlar? Elini kirletmeden bazı kaynaklara ulaşma cabasi mi bu? Yoksa güç birliği mi?? Ya da belki bambaşka birşey?? Her neyse artık herkes anlamalı ki ABD ile israilin bilinen veya bilinmeyen çok bağı var.. Onlar birbirlerini daha uzunca bir zaman sevmeye!!! devam edecekler gibi…

Bir yazının daha sonuna geldik gibi… Kafamdaki deli soru ve sorunların hepsini yazıya dokemesemde yazmak hayatımdaki en güzel mutluluk sebeplerimden biri.. Hoşçakalın:)