yanlış insan doğruya götürmez..

Niye bu baslığı attım bende bilmiyorum. Ve acıkçası bu yazı da neler olur onu da bilmiyorum.. Kafamda binlerce düşünce var hangisi galip gelirse bu yazıda o ortaya çıkacak sanırım… Pisliğe tahammül edemiyorum hem maddi hem de manevi anlamda. Ama bunun ikisi bir aradaysa o zaman iyice çekilmez bir hâl alıyor. Aslında farkediyorum da manevi anlamda pis olan yani içinde pis düşünceler barındıran birinin maddi anlamda da temiz olması zor. Uzun zamandır bunun tezatını oluşturan bir insanla karşılaşmadım. Ne zaman pis bir insan görsem uzak durmaya calışırım bu yüzden. Eğer mecburen bir ortamda bulunmam gerekirse oyle insanlarla aman koruyun kendinizi..pisliği sizin uzerinize sıçrarsa sizse pis gorunebilirsiniz.. Bu aksamlık bu kadar Allaha emanet olun..

aklimdan geçenler

Ders çalışmaya ara verip yazı yazmaya koşuyorum. Nasıl bir yazma aşkıysa artık… Bugünkü haberleri gördüm biraz önce içim karardı yine.. Tekrar gömülmek için topraktan cıkarılan insanlar acıttı en çok içimi. Onların ailesinin sevenlerinin yerinde olmadığım için sukrettim önce. Sonra da düşündüm ya benim sevdiğim insanlardan biri orda olsaydı diye… Fazla dayanamadım bu düşünceye kaçmak için yine kitaplara sığındım. Allahım düşüncesine bile katlanamadığımız acılar vermesin kimseye… Peki neler oluyor niye böyle oluyor yada bu olanlarda birilerinin sorumluluğu var mi??? Siyaset hiç sevmem ben yapmakta istemem ama bu kadarına da artık tahammül edemiyorum.. Adam kayırmanın had safhada olduğu, musluman olarak geçinen insanların hak yemekten bu kadar korkmadıkları bi ülke beni korkutuyor.. Özelleştirmeye karşı değilim ama en küçüğünden en büyüğüne ozel yada kamu kurumlarındaki bu denetimsizlikten dolayı insanların canından olmasnı, herkesin paradan başka birşey düşünmeyerek insanları bu acılara sevketmesini içim kaldırmıyor artık… İçimi tek ferahlatan durum Rabbimin adaletinin herseyin üstünden geleceği çünkü bu dünyada adalet olmasa da yaratanın adaleti bütün evrene yetecek..  Şimdi yine butun bu düşüncelerden kacıp ders calışayım. Belki bir umut iyi bir insan olup birilerini yardım etme imkanı bulabilirim..

kredi ve yurtlar kurumu

Şu an bir yurt odasinda dort kisi oturuyoruz. Bu oda maksimum 6 kişiyi alabilecekken 8 kişilik olarak ayarlanmış ve pencereleri oyle küçük ki hiç kapanmamasına rağmen yine de oda bazen havasız olabiliyor.. Ve yurtkurlarin en kotu taraflarından biri tabi ki yere basamamak. Surekli ayağınızda bir terlik,lavaboya, banyoya,odaya,yatağın kenarına kadar onunla dolaşır sonra yatarken cıkartıp sabah ilk iş yine giyersiniz. Herkesle eşit olduğunuzu gostermek ister gibi ayni şekil nevresim kullanırsınız ve nevresimler genellikle lekeli olur.. Herkesin ortak alani nerdeyse iki adim atacak kadar bir yerdir ve 8 kişinin tamami odada ve ayakta bulunamaz:)… Kucucuk bir dolaba kitaplarınız,elbiseleriniz,çantalarınız,peçete, tualet kagidi,makyaj malzemeleri,ütü, saç kurutma makinesi ve daha aklimiza gelmeyen bir sürü şey sığdırmaya çalışırsınız.. Ayakkabılarınız da odada olduğu için ayağı kokan bir arkadaş varsa yandınız. En çok o arkadaş başta olmak üzere hepiniz belli bir miktar kokudan rahatsız olursunuz..odanın dört bir köşesinde genellikle camaşır serilidir ve camaşır makinaları iki güne bir bozulur… Daha bir sürü kötü yanı vardır belki ama yine de guzeldir devlet yurdu. İlk sigara deneyimlerinin çokça yaşandığı hayatta karşılaşabileceginiz insan tiplerinin çoğunu görüp sabretmeyi öğrendiğimiz yerdir yurtkur.. Neyse bir yurtkur gecesinden daha herkese selamlar..

ders calis(ama)ma

Ders çalışmaya başlamaya çalışmak diye bir aşama var bizim hayatimizda.. Bir karar alıyorsunuz her sınav sonrası duzenli ders çalışmak için ancak o ders çalışmaya başlamak sevgilinden ayrılmaktan daha zor… İlk gün sabahtan karar verdiniz ama bir sürü yapmanız gereken iş vardır. Onları yapınca akşam olur ve ertesi güne kalir. İkinci gün pişmanlıkla ve biraz da zorla oturursunuz elinizde telefonla saatlerce oyun oynayip iki satır okuyup gidersiniz.. Ve bu duzen her gecen gün daha da bozularak gider hiçbir zaman ders çalışmaya zaman olmaz.. Ve sinavlar gelip kapıya dayandığında pismanlikla tekrar sınavlardan sonra duzenli calisacaginiza kendi kendinize söz verip yine yapamadan bir dönem gecirirsiniz. Butunlemelerde gunlerce uykusuz ders calisip sınıfı geçersiniz ve obur donem icin duzenli calisma hayalleriyle donemi bitirirsiniz:) evet ortalama bir üniversite öğrencisinin okul hayatı bu şekilde geçer gider…

ozledim

Özlemek üzerine çok şey söylenebilir ancak yine de yeterince ifade edemezsin ozlemini.. Hem cok yakici hemde delice guzel bir duygu özlemek… Gülüşünü özledim delice,güzel gözlerini,  içimi yakan bakislarini, en çokta sarılınca boynuna duyduğum kokusunu ozledim. Öyle bir kokusu vardır ki huzur kokar güven kokar buram buram AŞK kokar..onun yorungesinden,kokusundan uzaklaşınca anlarsın aslında bunu. Huzursuz olursun,korkarsin,tedirgin ve mutsuz olursun…evet çook ozledim..

ah bu sinavlar yakti bizi

Sevgili yök başkanimizin yeni değiştiği,bazı kurumların kpss şartı olmadan alım yapacagını öğrendiğimiz şu günlerde,geleceğe dair umutlarımız olmadan sınavlara hazırlaniyoruz… Hani bazı bölümler vardır basit görülür,işsiz sayısı fazladır ve herkes size bu kadar boşta insan varken sen niye bu bölümde okuyorsun der yada ima eder.. İşte bu bolumlerden birinde iktisat fakültesinde okumaktayım. Son sınıftayım bi taraftan kpss ye hazırlanıp bi taraftan da sınavlarımdan iyi notlarla geçmeye çalışıyorum. Hayallerim var ve tabi ki ideallerim ama birde herkesten duyduğum ve beni çok üzen,Endişelendiren bir şey var;Torpil olmadan olmaz…Gercekten bu kadar kötü durumda miyiz? Emeğin çalişmanin,dürüstlüğün,işini doğru yapmaya calismanin hiç mi önemi yok? Korkuyorum,tedirginim elbette ama diyorum ki Allah büyük elbet emeklerimizin hurmetine bize hayırlı kapılar açar..herkese sınavlarda başarılar..

Bu tarz benim degil!!

Evet kafaniz boşalsin hiçbirsey düşünmeyeyim istiyorsaniz yani beyninizi kullanmadan biraz zamam geçirmek istiyorsaniz mutlaka izlenmesi gereken saçma programlardan biri.. Ben çok izleyemiyorum bazen ve hatta genelde son kısmina denkgeliorum. Ve çok garibime gidiyor anne babası bile herhangi birşey söylese cevap verebilecek kapasiteye sahip insanların kendilerine bu kadar laf söyleyen insanlar karşısında susması. Peki niçin bu fedakarlık?bu sabır?bunların karşılığında beklenti nedir ki böyle kendilerini birsürü insanin muhabbet malzemesi yapabiliyorlar.çok şey söylenebilir bu konuda ancak değmez bu kadarı yeterli.. Şimdi gidip ders çalışmalı.. Vizeler yakın:(